KUZEY DOMİNİK GEZİ REHBERİ

Survivor'ın çekildiği Las Terrenas'a, Miches, Las Galeras, Samana'ya nasıl gidilir, nereler gezilir, kaç gün kalınır, ne yapılır diye merak ediyorsanız buyrun gezi rehberimi okuyun.

Miches & Montaña Redonda Gezİ Rehberİ

Biraz yürüyüş yapıp Miches’e doğru yola çıkıyorum. Önce Miches merkeze gidiyorum sahili bulabilme umuduyla. Merkezde aslında plaj var ama kirli. Yanlış yerdeyim herhalde diye düşünerek bir çifte asıl sahilin yerini soruyorum. Gitmem gereken yer Playa Arriba imiş meğer. Burada palmiyelerle çevrili epey uzun bir sahil var. Denize girebilir ya da yürüyüş yapabilirsiniz. Bir de küçücük restoran var.

Sonrasında yolumu Montaña Redonda’ya çeviriyorum. Buraya geldiğinizde aracınızı yukarı kadar çıkaramıyorsunuz. Araç park ücreti ve yukarı çıkmak için pikap ücreti ödüyorsunuz (otopark 5 USD, pikap 2 USD). Felaket bir pikap yolculuğu sonrasında (hamileyseniz kesinlikle binmeyin pikaba) sadece 500 metre yüksekliğindeki dağın tepesine çıktığımda beni 360°’lik muhteşem bir manzara bekliyor. Burada isterseniz profesyonel fotoğraf çekimi yapıp satan bir ofis de var. Hatta bana soruyorlar ancak ben para veremeyeceğimi söyleyince istersen senin telefonunla çekelim, para verme diyorlar. Ve onlarca güzel fotoğrafım oluyor:)

Yukarıda ne kadar kalmak isterseniz o kadar kalabiliyorsunuz, sadece pikap şoförüne bilgi verin yeter. Zaten çatpat İngilizce de konuşuyorlar. Ayrıca dağın tepesinde birşeyler içebileceğiniz bir büfe de var.

Ben burada yaklaşık 1 saat civarı duruyorum. Normalde planım haritaya göre 1 saat sürecek olan Las Galeras’a gitmek. Ancak pikaptan indiğimde oradaki görevlilere gideceğim yolu gösterince bana diyorlar ki arabayı Las Galeras’ın karşısındaki kıyıda bırakıp geçmen lazım, yoksa da adanın kuzeyinden güneyine inmen ve tekrar kuzeyine çıkman lazım! Ve bunu bugün yapamazsın, çok geç oldu, bir otelde konakla, yarın sabahtan git diyorlar. Ben de tabi Miches ve çevresi hakkında hiçbir araştırma yapmadığım ve merkezinden de çok hazetmediğim için gitmem gerektiğini belirtiyorum. Zaten yol 5 saat, gece 10 gibi varırım diyorum. O anda bana yardımcı olmaya çalışan kişilerin bir anda surat ifadesi değişiyor ve diyorlar ki hayır, 5 saat sürmez çünkü GPS’in sana gösterdiği yoldan gitmemelisin zira o yollar tarlaların arasından geçiyor ve çok ıssız, dolayısıyla Punta Cana yoluna yani adanın doğusuna gider gibi yap ve ana yolları takip et. Ama bir sorun daha var ki GPS’in şarjı bitmek üzere ve ben Miches merkezinde USB kabloyu bulamamıştım. Yanımdakilere bunu söyleyince bir tanesi çıkarıp bana bir tane kablo veriyor. Ne kadar vereceğim sana diyorum, para da istemiyor! Benim gözler dolu dolu… Gönlü zengin insanlar…

 

İnat ediyorum ama en azından dedikleri güzergahta yola çıkıyorum. GPS, bir türlü Santo Domingo tarafına götüremiyor. Saçma sapan ara yollardan medeniyete çıkmam epey vakit alıyor o yüzden. Bir de bir ara bir girmiş olduğum bir yerleşim yerindeki trafik ve motosikletliler de epey canımı sıkıyor çünkü ne kadar iyi şoför de olsanız bu motosikletli sürücüler büyük tehlike teşkil ediyor. O sebeple Dominik’teyken GPS’e pek güvenmemek ve ana yollardaki tabelaları dikkate almak lazım. Dominik’te yer yön bulamamanın haricinde devamlı yol ücreti vermek de gerekiyor, o sebeple elinizin altında devamlı nakit olsun.  

 

Las Galeras Gezİ Rehberİ

Gece 1’den sonra Las Galeras’a varıyorum. Rezervasyon yaptığım hosteli yoldayken arayıp geç geleceğimi belirtmiş olsam da adrese varınca hostel kapısını kimse açmıyor. O gece arabada yatayım diyorum ama dışarıdaki köpekler ve arabada kalmanınne kadar güvenli olduğunu bilmediğim için açık başka bir hostel arıyorum. İlk ya da ikinci telefon ettiğim hostelde bir bayan telefonuma cevap veriyor ve hemen o hostele gidiyorum. Kadına durumu anlatınca ‘Burada güvendesin’ diyor. Ama o gece kaldığım oda o kadar kötü ki sabah olsa da gitsem diye sabahı iple çekiyorum.

 

Las Galeras’ın minicik bir merkezi var. Playa Grande ve Playa Rincon harici yapacak çok da birşey yok ama bence her iki plaj da buraya gitmeyi cazip kılıyor.

 

Playa Grande Gezİ Rehberİ

Las Galeras merkezde yakın Playa Grande isimli bir sahil var. Bu plajı çok sevdim, hele ki pina coladayı gözümün önünde ananasla yapmaları beni benden aldı. Büfedeki çalışana sipariş verdiğimde ‘Gerçek ananasla mı yapıyorsun?’ sorusu üzerine kadının bana attığı bakışı unutamıyorum:) Playa Grande’de birçok minik büfe var bu arada. Onun haricinde sahilde ufak bir yürüyüş yapabilir ya da denize girebilirsiniz. Deniz burada turkuazın tüm tonlarını barındırıyor. Dominik gezimde en sevdigim yerlerden birisi de burasi oldu. Bunda hindistan cevizi uzerine deniz kabuğu yapıştırılmış kolyemi buradan almış olmamın de etkisi olabilir:) Bu plajda kolye ve ahşap heykeller yapan bir Dominikli ile tanışıyorum. Çok güzel İngilizce konuşuyor, satış yapabilmek için İngilizce öğrenmiş. Bir meyvenin kurusundan yunus ve köpek balığı şeklinde kolyeler de yapıyor. Kendinden başka bu kolyelerden yapan yokmuş dediğine göre. Hikayesi de ilginç, bir gün ne iş yapacağım diye düşünürken bu meyve, ağaçtan önüne düşüp patlamış ve bu meyveleri yontarak balık figürleri vermeye baslamış. Yaptıklarını diğer mağazalara neden satmıyorsun diye sorduğumda kendi ürettiği ürünleri ucuza alıp daha pahalıya satacakları için başka mağazalara satmadığını söyledi. Aşağıdaki videodan ya da Yalnız iyi gezdim youtube kanalımdam detayları izleyebilirsiniz.

Playa Rincon Gezİ Rehberİ

Playa Grande’den sonra Playa Rincon isimli diğer sahile geçiyorum. Burası mesafe olarak Playa Grande’ye çok yakın gibi görünse de doğru düzgün bir yol olmadığı için adanın içine doğru gidip tekrar sahile yöneliyorsunuz. Las Galeras merkezden buraya mototaksi ile gidebiliyormuşsunuz aslında ama tabi ciddi pazarlık yapmayı unutmayın. Bir de o mototaksilere binmek ne kadar güvenli, bindikten sonra dönüşü nasıl olacak, düşünmek lazım.

 

Plajın girişindeki görevli benden ticket istiyor, para istediğini anlıyorum ama İspanyolca konuşamıyorum deyince salıyor beni haha:)

 

Playa Rincon’a gitmekte tereddüt etmiştim ama iyi ki de gitmişim! Sahilin bir ucundan diğer ucuna kadar aracınızla gidebilirsiniz. Sadece dikkat edin de aracınız benimki gibi kuma saplanmasın, saplansa da sizeyardım edecek birileri bulunur gerçi:) Playa Rincon’da nehir okyanusla buluşuyor ve turkuaz rengindeki bu buluşma noktasında çoluk çocuk herkes yüzüyor. Evcil iguanasına tasma takip yüzmeye getirmiş olan bir Dominikli bile gördüm:))

 

Köklerini toprağın dışında görebileceğiniz enteresan ağaçlar da var. Anlayacağınız, burası gayet keyifli. Ancak yağmurun başlamasıyla mecburen bu keyfi yarıda bırakarak Las Terrenas’a doğru yoluma devam ediyorum.

 

Amaç Las Terrenas’a gitmek olsa da tabi ki yol üstünde duraklama yapa yapa gidiyorum. Santa Bárbara de Samaná’ya gelmeden bir sahil şehrinden geçerken burada biraz durup sahil keyfi yapıyorum. Sonrasında da Samaná merkezde durarak renkli evlerin arasına yapılmış bir market bölgede buluyorum kendimi. Ancak hava karardığı için zaten bir çoğu kapanmış. Ben de denk geldiğim bir mekana oturup müzik dinleyip biraz soluklanıp yoluma devam ediyorum.

Las Terrenas Gezİ Rehberİ

Las Terrenas’ta Manty’s Guesthouse Hostel’de kalıyorum. Burayı bulmak da ayrı dert. Zaten genel olarak Dominik’te online haritalarda sıkıntı var. Bu hostelin ismini özellilke veriyorum çünkü Dominik’te konaklarken hijyen sıkıntısı yaşamamak adına aklınızın bir köşesinde durur en azından. Bir de enteresandır, 1 sene boyunca türlü türlü hostellerde kaldım ama hiçbir hotelde bu hosteldeki gibi ücret karşılığı yemek yapıldığını görmedim. Fiyatlar da uygundu çünkü zaten sahil tarafında bir mekanda yemek isterseniz turist fiyatları ödemek zorunda kalıyorsunuz.

 

Las Terrenas merkezinde süpermarketler ve birçok cafe var, o sebeple Yeme-İçme Rehberi sıkıntısı yaşamazsınız. Merkezde akşam dışarı çıkmak için birkaç alteratif de var. Biz de hostelden bir ekiple bir akşam çıkıyoruz. Zaten akşamları tek başınıza sokaklarda gezmeyin diyorlar. Birşey olmayacaksa bile o kadar çok mototaksi var ki insan her türlü tedirgin oluyor, o sebeple telefonumu bile yanıma almadım o akşam:) El Mosquito Bar ve Club Replay gece gidilebilecek mekanlar arasında. Çalan müzik de İspanyolca ağırlıklıydı. Burada Survivor ekibinden Türklerle tanışıyoruz. Sağolsun bir tanesi soraki gün beni evinde misafir ediyor ve daha sonraki günlerde gideceğim La Romana’da kalacak bir ev de ayarlıyor.

 

Ertesi gün (10 Şubat) hostelden arkadaşlarla Playa Ballenas’a gidiyoruz. Bu sahil de Dominik’teki diğer sahiller gibi hindistan cevizi ağaçlarıyla dolu tabi ki. Burası  Las Galeras’taki Playa Grande ve Playa Rincon’dan sonra kumlarının sarı olması nedeniyle çok da cazip gelmiyor bana Playa Ballenas. Gerçi ziyaret ettiğim ilk plaj burası olsaydı buraya bayılırdım muhtemelen.

Las Terrenas’ta ben iki gece geçirdim ancak farklı bir lokasyona gitmeyi planlamıyorsanız belki burada biraz daha fazla vakit geçirebilirsiniz.

Santa Bárbara de Samaná ve Cayo Levantado Gezİ Rehberİ

Ertesi gün hostelden satın aldığım turla whale watching yani balina gözlem turuna gidiyoruz. Yanımda Cezayir asıllı Fransa’da yaşayan 63 yaşındaki Jasmine ve Fransız bir bey var. Tur biraz tuzlu, 65 USD ama Dominik’te zaten herşey pahalı. Tekneye bindikten sonra birkaç tane balina gördük ama malesef takla atanina denk gelemedik 😀 2,000 tane balina, Dominik’in kuzeyine Aralık-Mart ayları arasında üremek için geliyor. Erkek balinaların ağırlığı 40 tona kadar çıkabiliyor. Aşağıdaki videodan balinaları izleyebilirsiniz. Yaklaşık 1 saat fotoğraf yakalama çabasından sonra Cayo Levantado adası’na gidiyoruz. Burası minicik ama çok şirin bir ada. Fransız iki dostlayken adada Türk bir çiftle tanışıyoruz. Kız tercüman, oğlan da İspanyolca öğrenmek için bir süre burada kalmak istemiş. Samaná’da ev tutmuslar, o akşam beni çaya ve evlerinde misafirliğe bile davet ettiler ancak yolcu yolunda gerek malum:)

Play Video
büfedeki ananaslar cayo levantado dominik

Tur ve hostel arkadaşım Jasmine, yakın bir zamanda Guatemala’da sadece iki hafta İspanyolca dersi almış ve inanılmaz İspanyolca konuşuyordu. Doğrusu kendimi zaten epey kötü hissediyorum insanların dilini anlayamadığım için. Ayrıca bu yaşta bir insanın bu kadar çok ülke gezmiş olması, yeni bir dil öğrenmesi beni etkiliyor.  Latin Amerika seyahatime başlamadan önce aslında ben de bloglarda Guatemala’da İspanyolca öğrenmenin çok kolay ve nispeten ucuz olduğunu okumuştum. Jasmine’in gittiği okulun bilgilerini alarak ben de bir araştırma yapıyorum ve haftada 20 saat birebir özel dersin kalacak yer ve 6 gün üç öğün yemek de dahil olmak üzere 210 USD olduğunu öğreniyorum. (İspanyolca öğrenme konusu burada bir antrparantez olarak kalsın, Guatemala yazımda detaylı bahsedeceğim.)

Vaktiniz varsa belki ekstra 1 gece Samaná’da geçirebilirsiniz.

Güney Dominik’te gezilecek yerler ile ilgili yazımı da okuyabilirsiniz.

error

Gezi yazılarımı beğendiyseniz diğer sosyal medya hesaplarımı da takip edebilirsiniz:)