HAVANA GEZİ REHBERİ

Havana Gezİlecek Görülecek Yerler

Havana'da nereler gezilir, kaç gün kalınır, ne yapılır, nerede kalınır diye merak ediyorsanız buyrun Havana gezi rehberimi okuyun.

Havana’da (İspanyolcası la Habana) ilk durağım 1950’li yıllardaki Küba devrimini anlatan Museo de la Revolución (Devrim Müzesi) oluyor. Giriş 7 CUC. Burada Fidel Castro, Ernesto Che Guevara ve Jose Marti ile ilgili bilgi ve fotografları inceleyebilirsiniz. Ülkenin ruhunu hissetmek için bence ilk durağınız burası olsun. Tüyler ürperten işkence aletleri ve fotoğrafları da var. Old Town’dayken (eski şehir) Memorial Granma’yı (Granma Anıtı) da görmek lazım.  Buradaki ateş, 1989 yılında Fidel Castro tarafından yakılmış ve hala yanmaya devam ediyor. Ayrıca Küba devriminde kullanılan ve Fidel Castro önderliğinde Meksika’dan Küba’ya seyahat eden Granma yatı da burada bulunuyor. Bir de adettendir, Plaza de la Revolucion’a (Özgürlük Meydanı) gidip Che Guevara’nın ‘Hasta la victoria siempre’ (sonsuz özgürlüğe kadar) yazısının önünde fotoğraf çektirmeyi ihmal etmeyin.

Katedral Meydanı (Plaza de la Cathedral) benim ilk favori mekanım; sebebi ise buradaki restoranda devamlı canlı müzik olması ve hemen yandaki sokağın duvarlarına insanların yazı yazma geleneğini sürdürmesi. Bu sokaktaki La Bodeguito del Medio isimli bar ise devamlı kalabalık. Hemen paralel sokaktaki Roma 1860 isimli restoranda wifi var (Küba’da internet büyük problem hocam! Internet kartı alsanız bile sadece belli bazı parklarda internete bağlanabiliyorsunuz ya da kaldığınız evde alt yapı sağlanmışsa aldığınız interneti kullanabiliyorsunuz). Yine Museo de Arte Colonial da bu meydanda gezmek isterseniz.

Restoran ya da café çalışanları internetleri varsa bunu söyleyerek sizi mekana çekmeye çalışıyorlar. Roma 1860’ta oturmuş birşeyler yeyip içerken Küba’dan önceki durağım Meksika’da banka kartımın kopyalanmış ve para çekilmiş olması sebebiyle günlük olarak yapmaya başladığım aktivemi yapıyorum: banka hesabımdaki hareketleri inceliyorum. Bir de bakıyorum ki hesabımdan üstüste para çekilmiş! Bir kartımdan bilgim harici çekim yapıldığını ilgili bankaya bildirdiğimde o kartımı kapatmışlardı zaten, ama bunu müşteri hizmetlerine bildirmem ve bir çare bulmam lazım diye düşünüyorum. Ama internet lazım ve neredeyse akşam olduğu için ön ödemeli internet kartını satan tek yerden de kartı temin edemiyorum. Merkez parktaki büyük otellere gidip resepsiyondaki görevlilere durumu anlatıyorum, ne olur internetinizi kullanayım diyorum (zannedersin bedava altın dağıtan yer arıyorum ve bulamıyorum ama Küba’da internet altın değerinde:)).  Ama kimisi beni başka bir otele yönlendiriyor, kimisi görevlinin orada olmadığını söylüyor. Bir otelin resepsiyonundaki bayan sağolsun bana bir tane internet kartı veriyor ve otelin lobisinde bağlanabileceğimi söylüyor. Ancak bankayla bir türlü iletişime geçemiyorum ve bilgisayardan bağlanayım diye düşünerek internet cafe arıyorum. Zar zor bir yer buluyorum ama yine bankayla iletişime geçemiyorum. Sonra da sabah ola hayrola deyip boynumu bükerek kaldığım eve dönüyorum. 

Ertesi gün eski şehir merkezini keşfetmeye devam ediyorum. Havana’daki 2. Günüme Ata’mızın Malecon sahilindeki heykelini ziyaret ederek başlıyorum. Gördüğünüz fotoğrafı çektirmek hiç kolay olmuyor. Rica ettiğim ilk kişi sadece benim fotoğrafımı çekiyor mesela:D Bir anıta yapışmış vaziyette duran kişinin neden öyle bir fotoğrafını çekersin ki 😀

Yolun hemen karşı tarafında Palacio de la Artesania var. Birkaç dükkanda ayakkabı, tekstil ürünleri vb. satılıyor. 

Havana’daki ikinci favori mekanım Plaza Viejo. Burada da devamlı canlı müzik olan bir restoran var ve binalar rengarenk. Gidebileceğiniz diğer yer Plaza de San Fransisco. Buraya yakın olan Teatro del Arca’nın duvarında Havana’ya hediye edilmiş İznik stili çiniyi de görebilirsiniz.

Hediyelik eşya satan dükkanlarda el işi tahtadan oyuncaklar var. Ben buradan yeğenlerime hediye aldım ama aklım alamadıklarımda kaldı ne yalan söyleyeyim:) Bir de her yerde ama istisnasız her yerde Che Guevara ile ilgili tişörtler, çantalar göreceksiniz.

Eski Havana sokaklarında dolaşırken eski arabadan çok yeni araba görüyorsunuz. Nerede bu rengarenk arabalar diye düşünürken merkez parkta (Parque Central) sıralanmış arabaları buluyor ve gün batımı eşliğinde birkaç güzel poz alıyorum.

Havana’ya gittiğinizde Malecon’a gittin mi diye size soracaklardır. Benim evin yolu zaten oradan geçtiği için Malecon sahilini de görmüş oldum. Ne var Malecon’da derseniz Castillo de los Tres Reyes del Orro kalesinin karşı kıyısındaki Castillo de San Salvador de Punta kalesi ve yapımı devam eden birçok bina…. Malecon’un daha batı kısmı ise yeni Havana olarak geçiyor.

Merkez parka yakın El Capitolio yani kongre binasını görmemek mümkün değil. Bu bina Havana’da çok ziyaret edilen yerlerin başında ama giriş ücreti 10 CUC olduğu için girmiyorum. Aslında Havana’da gezecek pek çok müze var ama müze gezmeyi çok sevmeme rağmen giriş ücretleri bana pahalı geldiği ve zamanım kısıtlı olduğu için hiçbirine girmiyorum. Onun yerine kolonileşme dönemine ait renkli binaların fotoğraflarını çekmek daha cazip geldi. Bir de Havana değişmeye başlamış olsa da sokaklarda yürürken aynı yerde bir tarafta etlerin asıldığı diğer tarafta sebze meyvenin satıldığı dükkanları görebilirsiniz.

Küba, arkadaşlarınızla gidecekseniz ve hele ki yerel halkın arasına karışmayıp lüks otellerde kalacaksanız salsanızı yapıp denize girip renkli binalar ve eski arabalar arasında fotoğraf çekilip eğlenip geleceğiniz bir yer. Ama bir de ticari boyutu var bu turizm işinin değil mi:) Küba’da macerama Havana’da başlamıştım ve Varadero’dan sonra son gecemi geçirmek üzere Havana’ya geri döndüğümde Bodeguita del Medio sokağına tekrar gidiyorum. Sokakta durup Kübalıların turistlerden nasıl para kazandıklarını izliyorum. Bu sokaktaki duvarlara birşeyler yazmak adettenmiş ya, Kübalılar turistlere yaklaşıp ‘it is a tradition – bu bir gelenek’ diyerek kalem uzatıyorlar. Gariban turistler de ‘ayy ne kadarrr cana yakın bir Kübalıııı’ diye düşünerek kalemi alıyor ve duvara yazısını yazıyor. Tabi bizim Kübalı hemen 1 CUC deyince turistler afallasalar da parayı vermek zorunda kalıyorlar:) Düşünün, 2 saniye kalem kullanımı 1 USD! Aynı şekilde fotoğraf çekilen turistlerin fotoğrafına giren Kübalılar var. Mesela turistlerin eline puro tutuşturuyorlar ya da onlara şapka takıyorlar. Bizim turistler teşekkür edip yollarına devam edecekken kendilerini bu iyiliklerinden ötürü o Kübalı’ya para verirken buluyorlar:) Bir de dergiye kapak olmuş bir Kübalı amca var ki o da ağzında purosu ile fotoğraf çektirerek para kazanıyor ve muhtemelen hayat hikayesini anlatıyor.

Bodeguita del Medio sokagindaki purolu meshur adam Küba Havana

Havana şehir merkezinden havaalanına gitme maceram var ki dillere destan! Niye macera arıyorsun, bin taksiye git halbuki:) Casa particuların sahibesine sorduğumda havaalanına ulaşımın çok kolay olduğunu söylüyor. P12 otobüsüne binecekmişim. Hem de 20-25 CUC vermek yerine 5 cent verecekmişim sadece. Woww diyorum ve nasılsa zamanım da var diyerek halkın arasına karışmaya karar veriyorum:) Önce El Curita parkına gidiyorum. Sabahın 6’sı olmasına rağmen duraklar aşırı kalabalık; insanlar işlerine gidiyor tabi. Ben P12 yazan bir otobüse biniyorum ve havaalanına gidiyor mu diye sorunca şoför anlamsız bir şekilde bana bağırmaya başlıyor. Bir sonraki otobüste aynı rota yazıyor olsa da şoför havaalanına gittiğini söylüyor. Bu arada elimde iki bavul ve onlarca Kübalı arasında üst üste ne şekilde otobüse binebildim, gerçekten bilmiyorum:D Şoför bana havaalanında haber edeceğini söylüyor ve ben büyük bir zafer kazanmışçasına şoförün bana seslenmesini bekliyorum. (Şoför tabiki de İspanyolca konuşuyor! Ama bir şekilde anlıyorum işte) Bir taraftan da haritadan yolu takip ediyorum. Ancak sorun şu ki otobüs havaalanına girmiyor. Ben kalabalıkları yararak şoförün yanına gidiyorum aceleyle, nerede ineceğim hocam diye sormak için. Bana seslenmiş şoför ama otobüsteki gürültüden hiçbir duymamışım… Normalde olması gereken anayolda inip bir taksiye atlayıp havaalanına gitmek ya da 1.7 km yol yürümekmiş meğer, öyle havaalanı içerisine direkt otobüs yokmuş. Neyse ana yolda iniyorum ve taksi beklemeye başlıyorum. Yağan yağmur, durmayan taksiler ve yaklaşan uçak saati, bekleyişimi hiç de kolaylaştırmıyor! Bana bir asır gelen bekleyişten sonra içinde yolcuları olan bir taksi duruyor ve sonunda havaalanına gidebiliyorum, çok şükür! En güzeli hiç bu çileyi çekmeden taksiye binmeniz:)

Havana`da Nerede Kalınır?

Havana’da Old Town yani eski şehirde kalmak yerine daha hesaplı olduğu için Calle San Lazaro caddesinde airbnb üzerinden kiraladığım Casa Particular denen iki ayrı evde kaldım. Vaktiyle Küba’da dil öğrenimine gitmiş olan yabancı bir arkadaşım, yemeği dışarıda yemek yerine bu evlerde de ekstra ücret ödeyerek yiyebileceğimi söylemişti. Ancak Havana’da kaldığım yerlerde yemek hizmeti bana denk gelmedi. Sadece ilave ücretle kahvaltı satın aldım. Hatta bir evde bildiğiniz Türk kahvesi fincanında kahve bile yaptılar, nasıl bir mutluluk!

 

Calle San Lazaro muhitinde gündüzleri sokaklar rahat ama geceleri Old Town da dahil aydınlatma sorunu olduğu için yürüyerek evinize dönmek can sıkıcı olabilir. Ben akşamları yürüyerek döndüm ama siz merkez parktaki (Parque Central) taksileri de kullanabilirsiniz.

 

Havana’da gördüğüm casa particular’lara kapıdan fiyat da sordum ama çok yüksek fiyatlar verdiler. O sebeple kapı kapı kalacak yer aramak Havana’da pek mantıklı olmayabilir. Eski şehir merkezinde birkaç hostel de var, onları da araştırabilirsiniz.

Havana`da Kaç Gün Kalınır?

Eski şehir merkezinde 10 metrede bir devamlı ya birşeyler satmaya çalışan birileri var ya da  taksisine binmenizi isteyen bir taksici. Ya da devamlı hişt pişt sesleriyle arkanızdan seslenen insanlar. Laf atmıyorlar da öyle sesleniyorlar işte. Hatta bir bankta oturmuş dinlenirken karşıdaki bir bankta oturan yaşlı bir adam bile size hişt hişt diye seslenebiliyor. Bunu kaldığım evin sahibesine sorduğumda kadın önce bir güldü ve bana dedi ki ‘Biz Kübalı kadınlar böyle arkamızdan seslenilmesinden hoşlanıyoruz’… Ne diyelim, arz-talep meselesi demek ki:D O sebeple Küba’ya tek gidecek kadınlar, kulaklarınızı kapayın, şehrin tadını çıkarın:)

Bir de fotoğraflarda gördüğümüz puro içen kadınlar… Öyle birşey yok Havana’da. Rengarenk kıyafetlerini giyip ana meydanlara gelen ve para karşılığı puro içiyormuş gibi size poz veren kadınlar var sadece. Enteresan bir şehir yani Havana anlayacağınız. Ben Havana’da 3 gün geçirdim ama o kadar bunaldım ki 1 günde bile hızlıca gezip bitirebilirmişim diye düşündüm. Ama siz bana kulak asmayın, kalın tabi birkaç gün:D

Havana Yeme İçme Rehberİ

Eski şehir merkezinde birçok restoran var ama fiyatlar çok yüksek. Ara sokaklarda ‘herhalde burada zehirlenmem’ diye gözüme kestirdiğim 1-2 ucuz yer bulabildim ve oralarda yedikten sonra hala yaşıyorum:D

 

Küba’da tadabileceğiniz diğer yemekler için Küba Yeme-İçme Rehberi yazımı okuyabilirsiniz.

Havana Gece Hayatı

Tavsiye üzerine gittiğim iki salsa klübü kapalıydı (1830 Club ve Fabrica de Arte Cubano) o yüzden Havana gece hayatı ile ilgili bilgi veremeyeceğim. O kadar yol gidip taksiye para vermek de epey can sıkıcı oldu tabi. Eski şehir merkezinde birkaç bar türü yerde de salsa geceleri vardı ancak geceyarısından sonra gitmem gerekiyordu ve açıkçası çok da içimden gelmedi. Dediklerine göre eski şehir merkezindeki Bar Asturias güzelmiş ve canlı müzik de varmış. Ancak salsa gösterileri için illa akşam bir yere gitmeniz gerekmiyor. Birçok cafe ya da restoranda ya da sokakta da salsa gösterilerine denk geldim ben, videodan da izleyebilirsiniz.


Küba’nın tütün tarlalarını ve kırsallarını merak ediyorsanız Vinales ve Pınar del Rio’ya gitmenizi öneririm. 

error

Gezi yazılarımı beğendiyseniz diğer sosyal medya hesaplarımı da takip edebilirsiniz:)