VIEQUES GEZİ REHBERİ

Vieques’te Gezİlecek Görülecek Yerler

Vieques’e nasıl gidilir, ışıldayan biolimunescent planktonlar (phytoplankton) nerededir, Vieques’te vahşi at var mıdır, 200 yıllık ceiba ağacı nerededir, Vieques’te nereler gezilir, kaç gün kalınır, ne yapılır diye merak ediyorsanız buyrun Vieques gezi rehberimi okuyun.

Porto Riko’ya kadar gelmişken bioluminescant planktonları da görmek gerekiyor. Oraya gitmeye vaktim yok derseniz Fajardo ya da La Parguera’ya da gidebilirsiniz ama Vieques adasındaki Mosquito Bay, parlayan (ya da ışıltı veren) planktonlar yönünden dünyanın en meşhuru! Hani bilgisayarlarımızda sahili parlayan Maldivler duvar kağıtları vardır ya, işte o görüntünün alasını Vieques’te görüyorsunuz.

 

San Juan’dan Vieques adasına gidiş kolay değil. İnternetteki bilgilere göre Ceiba’ya aktarmalı olarak otobüs bulabiliyorsunuz ancak otobüslerin kalkış saaati belli olmadığı için hosteldeki görevli bu yöntemin pek güvenilir olmadığını söylüyor. Transferle gitmek istiyorum, onu bulmak da kolay olmuyor. Uzun uğraşlar sonunda 35 USD’ye gidiş-dönüş transfer ayarlıyor hosteldeki görevli. Bu şekilde epey konforlu oldu çünkü zaten San Juan-Ceiba arası 70 km ve Vieques’e gitmek için sabah saat 09:00’daki feribota binmem gerekiyor. Transferimi yapan şoförün hikayesi enteresan. New York doğumlu, Amsterdam’da yaşıyor ve Porto Riko’da iş yapıyor. Annesi sanırım Porto Rikolu’ymuş. Airbnb’ye kiraladığı evleri varmış ve Porto Riko’da özel transfer işini yapan firma olmadığı için  yeni yeni bu işin içerisine girmiş. 17 Şubat sabahı 1 saatlik feribot yolculuğundan sonra Vieques’e varıyorum. İskelede taxi publico denen dolmuşlar bekliyor ve adanın kuzeyinden güneyine, plajların olduğu yere sizi 5 USD’ye götürüyorlar. Taksi yolculuğu 15-20 dk sürüyor. Eşyalarımı bıraktıktan sonra Couchsurfing’te tanıştığım arkadaşla buluşuyorum ve bana adanın birkaç plajını gösterdikten sonra Playa Sun Bay plajı tarafında başka bir arkadaşın kamp alanına yerleşiyoruz. Burada balıkçılar ağ atıp hemencecik çekip balık yakalıyorlar. Onları izlemek ayrı keyifliydi.

 

Vieques, atlarıyla meşhur. Adada 120 tane vahşi at varmış ve bazı kişiler bu atları evcilleştiriyorlarmış.  Kamp alanında oturmuş muhabbet ederken hiç aklıma gelmeyecek bir şey geliyor başıma. Bir kişi denizde atını yıkarken videoya çekiyorum ve bana ata binmek ister misin diye soruyor! ’Ücret ödemem gerekir mi?’ diye soruyorum, taki ki de hayır diyor atın sahibi.  Ben yıllardır ata binmeyi istiyordum ancak bir türlü fırsat olmamıştı. Kısmet bugüneymiş:) At epey sakin ancak ben biraz geriliyorum çünkü eğer çok sağlam değil. Ama kısa sürede birbirimize alışıyoruz ve sahilde geziyoruz:) 

Ertesi sabah, önceki gün kamp alanlarında oturduğumuz Luis ile beach hopping yapıyoruz, yani o plaj senin, bu plaj benim, jipiyle geziyoruz. Luis ile eşi, San Juan’da yaşarlarken Maria kasırgası, 2017’de işyerlerinden ve evlerinden geriye hiçbirşey bırakmamış. Onlar da hayata dair hiçbir umutları kalmadan Vieques’e taşınıp silbaştan bir hayata başlamışlar. Luis, bir otelde çalışıyor, eşi de sosyal yardım projelerinde öğretmenlik yapıyor. Çok güzel insanlar yani. Ve bu dingin adada dingin bir hayat sürüyorlar. Onlarla otururken Pedro Capo’nun o sene hit olan Calma isimli şarkısını ilk defa dinliyorum ve defalarca çalmalarını rica ediyorum. Hala da ne zaman bu şarkı çalsa birbirimize mekanın videosunu göndeririz:) Önce Vieques’in güney sahillerindeki Playa Negra, Playa Caracas ve Playa la Chiva plajlarına gidiyoruz. Playa Caracas harici diğer iki plaj çok dalgalı ve yosunlu. O sebeple adanın kuzeyine gitmeye karar veriyoruz, ilk durağımız Parque de la Ceiba de Viques.  Burada kökleri insan boyundan uzun 200 yıllık Ceiba ağacını var, efsane bir ağaç. Hemen yanındaki plaj ise güneydeki plajların aksine göl gibi sakin çünkü güney sahillerinde su temiz ama Karayip sahillerinde mevcut olan yosun sorunu burada da var, sahil şeridi yosunla dolu. (Meksika gezimdeki Tulum’da Gezilecek-Görülecek Yerler yazımda bu yosunlarla alakalı ilave bilgileri okuyabilirsiniz.)

 

Aynı günün akşamı saat 19:00-21:00 arasında bir turla biobaye parlayan planktonları görmeye gidiyorum. 2 saatlik kayak turları 45-50 USD civarı. Eğer biobay turuna gidecekseniz dolunay zamanına denk gelmesin çünkü dolunayın ışığı denize vurunca mikroorganizmaların parlaklığından daha baskın oluyor ve bu mikroorganizmaları çok zor görüyorsunuz. Zaten dolunayın önceki ve sonraki günlerinde firmalar tur düzenlemiyor ama ben inat edip düzenleyen bir firma buluyorum:) Ertesi gün dolunay olduğu için bir taraftan o kadar parayı boşa verdim diye düşünüyorum ama gitmesem de içimde kalacak diğer taraftan. Tur rehberi kayağa birlikte binebileceğimizi söyleyince işler değişiyor çünkü benim kürek çekmeme gerek kalmıyor. Eh küreklere kendisi asılınca bana planktonların  ışılmasını  izlemek kalıyor. Ayışığının çok parlak olmasından dolayı gerçekten de çıplak gözle pek birşey görülmüyor. Ne zaman ki tur rehberi üzerimize bir örtü veriyor ve kürek çekiyoruz ya da suya dokunuyoruz, işte o zaman o fotoğraflardaki gibi suyun parladığını görüyoruz! İnanılmaz bir deneyim. Avucuma aldığım her su, sanki içerisine yer yer minicik lambalar yerleştirilmiş gibi parıldıyor ve sönüyor. Kürek çekerken kanonun içine dolan su birikintilerinde de aynı görüntüler ortaya çıkıyor.  Bu mikroorganizmalardan, Mosquito Bay’de 1 galonda 2 milyon adet bulunuyormuş ve pet şişede 4-5 gün yaşayabiliyorlarmış. Rehberin anlattığına göre aslında bu planktonlar tüm denizlerde yaşıyor ama Mosquito Bay’in etrafı tepelerle çevrili olduğu ve suyun koy dışına çıkması ve koyun içerisine su girmesi çok yavaş olduğu için bu planktonların konsantrasyonu Mosquito Bay’de çok yüksek ve dolayısıyla suya dokunulunca bu yüksek konsantrasyondan dolayı gözün görebileceği kadar parlıyorlar. (Meksika’da Isla Holbox’ta da bu ışıldayan planktonlardan var, yolunuz düşerse mutlaka görün).

 

 

Biobay’e gitmek için en iyi zamanı dolunaya göre belirlemek lazım demiştim. Bu sitedeki takvime bakarak seyahatinizi planlayabilirsiniz.

Biobay turundan döndükten sonra akşam hostelde gönüllü çalışan Amerikalı Chris ve başka bir gönüllü çalışan ile bonfire yani kamp ateşi yakıyoruz. Hava mis, gökyüzünde sadece yıldızlar ve ay var. Etraftaki sesler ise dalga, rüzgar ve ağustos böcekleri sesleri… Sahilde öylece 2.5 saat kadar hiç konuşmadan ya da çok az konuşarak vakit geçiriyoruz. Herkes kendi hayatını sorguluyor muhtemelen o anlarda…

 

Vieques’te 2 gece kaldıktan sonra hostelden check out yapıyorum. Feribota daha vakit var, o yüzden Chris ile sahile gidiyoruz, onun da ilginç bir hikayesi var. Ailesinin evinden ayrıldıktan sonra vücudunda birsürü dövmeyle geri dönünce tepki alıyor (Amerikalı olduğu halde). Yaşam amacını ya da kendini bulmak için birçok yeri gezmeye başlıyor, el emeği ürünler yapıp para kazanmaya çalışıyor vs. Sahildeyken hava bozup yağmur yağmaya başlıyor ve su, dışarıdan daha ılıktır ümidiyle kendimi denize atıyorum. Güneş çıksın diye de dua ediyorum bi taraftan:) Hava düzelmiyor ama hostele döndüğümüzde boşta olan hamağı kapıp anın ve Vieques’teki son gününüm tadını çıkarıyorum. Roomie’m (oda arkadaşım yani) Sunshine isimli, eskiden orduda çalışmış iri kıyım Amerikalı çocuk hindistan cevizi toplamış ve binbir eziyetle onu kırdıktan sonra bizlere ikram ediyor. Başka bir hostel çalışanı nar almış, bize onu ikram ediyor. Hiçbir yere yetişme telaşı olmadan insanları izleyip, onlara dahil olup, bağ kurmanın hazzını yaşarken sahip olduklarıma şükrediyorum. 

 

Feribot iskelesine gitmek için taxi publicito olmadığını söylüyorlar, ben de hostelden transfer şirketi ile görüşüp rezervasyon yaptırıyorum. Saat 16:30’da gelmesi gereken araç biraz gecikmeli geliyor ve başka müşterileri bekliyor. Beklerken taxi publicito gelince ona biniyorum. Taksiye binen iki kız da San Juan’a döneceklermiş ve benim transfere dahil olmak istiyorlar. Para vermeyi de teklif ediyorlar. Ben de parayı verdiğimi, şoför OK derse gelebileceklerini söylüyorum. Feribota indikten sonra bir de baktım ki dışarıda bekleyen arabaların yanına gidip konuşmaya başladılar. ‘Biz gidiyoruz’ dediler, benim araç daha ortada yok. Bir de akıl veriyorlar, istersem bir kişinin telefonunu isteyip şoförü arayabilirmişim. Demiyorlar zordaysan sen de gel vs. Önce insan olmak lazım hocam. Bir saat önce yalvarırken kendilerini kurtarınca basıp kaçan insanlardan uzak durmalı… Neyse ki şoför geldi de ilave bir çabaya ihtiyaç kalmadı. Hatta sağolsun istediğim yerlerde durdu, hindistan cevizi aradık, Best Buy’a gittik. Ben bir laptop alacaktımhazır fiyatlar ucuzken ama nedense kredi kartım çalışmıyor, bir ATM’ye gidiyoruz, ondan da para çekemiyorum filan derken o bilgisayarı alamadım ne yazık ki. Latin Amerika seyahatimin ilerleyen zamanlarında hatta iyi ki de almamışım diye düşündüm çünkü zaten iki bavulla gezmek pek akıl karı değilken bir de laptop ile iyice sefil olurdum.

 

O gece yarısından sonra Meksika’ya uçağım var ve San Juan’da kaldığım hostele geri dönerek koltuğun birinde vakit geçiriyorum. Gece yarısından sonra havaalanına otobüs olmadığı için Vieques’e transferi yapan şoförle uygun bir fiyata anlaşarak havaalanına gidiyorum.

Vieques güney sahili Porto Riko
Vieques güney sahili

Vieques’te Nerede Kalınır?

Adada konaklama imkanı çok fazla yok, zaten minicik bir ada. Ben Lazy Hostel’de kalıyorum. Çalışanların çoğu workawayers ya da benzer internet sitelerinin gönüllüleri. Yani yatacak yer ve yemek karşılığı orada çalışıyorlar.. Gençler, çok da kafalar. Tüm aktivitelere dahil olmak ve sizi de dahil etmek istiyorlar ve iyi de yapıyorlar. 

Vieques’te Kaç Gün Kalınır?

Ben Vieques’te iki gece kaldım ve orada yaşayan Luis ile tanışıp birçok plajı gezebildim. Ancak vaktim olsa biraz daha kalırdım.

Vieques Gece Hayatı

Böyle birşey yok, o da ne?:) Vieques, sahilde kendini dinleyeceğin, akşam sahilde kamp ateşi yakacağın bir yer.

San Juan gezi rehberimi okumanızı da tavsiye ederim. Porto Riko`dan sonraki adresim Meksika`daki gezilecek yerler için buyrunuz:)

error

Gezi yazılarımı beğendiyseniz diğer sosyal medya hesaplarımı da takip edebilirsiniz:)